Emre Didin'in bu çalışması, arşivsel malzeme ile siyasal düşünceyi harmanlayarak, muhafazakârlığın kurucu figürlerini "fikirler galerisinden çıkarıp, modernitenin kurucu belirsizliklerini görünür kılan birer tarihsel aktör olarak siyaset biliminin merkezine yerleştirmektedir. Muhafazakâr düşünceyi sadece siyasal bir doktrin veya duygusal bir tepki olarak değil, modernitenin kurucu krizine verilen derinlikli bir epistemolojik cevap olarak ele almasıyla kuramsal bir özgünlük taşımaktadır. Didin, siyasal düşünceyi zamandan ve toplumsal ilişkiler ağından soyutlayan nedenselci modeller yerine, tarihsel süreçlerin iç mantığını ve aktör-yapı etkileşimini merkeze alan bir yaklaşım benimsemiştir.
Çalışmada öne çıkan en özgün iddia ise, muhafazakârlığın sanılanın aksine "bilim karşıtı" olmadığı, tam tersine toplumsal olguları nesnelleştirerek (sosyalleştirerek) modern sosyal bilimlerin doğuşuna ciddi bir katkı sunduğudur.
Didin, Edmund Burke'ün tarihselciliğinin, Joseph de Maistre'in otorite analizinin ve Louis de Bonald'ın yapısalcılığının birleşerek, Aydınlanma'nın atomize edici etkisine karşı "toplumun keşfi"ni sağladığını savunmaktadır. Böylece muhafa-zakârlığı, sadece bir ideoloji olarak değil, modemitenin yarattığı "kurucu belir¬sizlikleri" görünür kılan, siyasal olanı tarihsel bağlamı içinde anlamaya çalışan derinlikli bir metodolojik perspektif olarak okura sunmaktadır.
Prof. Dr. Aykut Kansu
Konu Başlıkları
 | Egemenliğin Tarihsel ve Felsefi Arka Planı |
 | Edmund Burke'te (1729–1797) Siyaset Felsefesi ve Egemenlik Anlayışı |
 | Joseph de Maistre'de (1753–1821) Siyaset Felsefesi ve Egemenlik Anlayışı |
 | Louis de Bonald'da (1754–1840) Siyaset Felsefesi ve Egemenlik Anlayışı |