Sosyoloji ve siyasetin penceresinden bakınca "elektrik," düşünce tarihinde Aydınlanma olarak tanımlanan dönemi ve bağlantılı iki kavramı hatırlatır: akıl ve ışık. "Işık," elektrik olgusunun sosyal bilimlere ve sosyolojiye tahvil edilmiş dilidir. Bugün elektrikle ilgili yüzlerce yıllık deneyime sahibiz. Bu deneyim, artık aydınlanma ve aydınlatmanın ötesine geçen işlevler üstleniyor. Modern insan, elektriği aydınlatma işinde kullandığı gibi, kimi zaman da arzu ettiği karanlıkları inşa etmek ve geceyi kamusallığa kapatmak için kullandı. Silahtarağa Elektrik Santrali odağında elektrik üzerine literatür, "elektrikli" bir sahada dolaşma ve hatta sosyal anlamda "elektrikli sahalar" inşa etmede temel bir işlev görüyor. Sosyal alanın inşasında üstlendiği bu roller ve işlevler, geleceğin toplumuna dair tahayyüllerde elektriğin baskın bir yer oluşturacağına işaret ediyor.
Kitap, İstanbul'u elektrikle tanıştıran bir endüstri kurumunun öyküsüne ve toplumsal-mekânsal-kültürel hafızasına odaklanıyor. Bu yönüyle bir mekânın öyküsünden öte bir anlam taşıyor. İstanbul Aydınlanıyorken: 20. Yüzyıl Türkiyesi'n de Kent, Elektrik, Gündelik Hayat'ın bir araya getirdiği, özenle ve tematik olarak dizilmiş makaleler, bu öykünün neredeyse bütün duraklarında okuru dolaştırıyor.
Konu Başlıkları